7 Eylül 2011 Çarşamba

Iphone Nereden Alınır ?

Bilindiği üzere iphone ülkemizde çok pahalı,herhangi bir operatörden almak istediğiniz zaman ise fiyat daha bir fazla şişiyor ve verdikleri birkaç mb internet veya kısa süreli operatör içi konuşma.Phone Türkiyeden sıfır alınması durumunda ciddi bir zarara uğrayacağınızı söyleyelim.Peki hangi ülkede iphone daha ucuz?

Amerikada en son 599 dolar +Eyalet Vergisi şeklindeydi.Eyalet vergiside ortalama 50 dolar civarında oluyor.Amerikadan 650 dolara iphonu almak mümkün.Son zamanlarda doların fazlaca artmasıyla fiyat çok yükselse dahi Türkiye'ye göre yine birkaç yüz lira kar elde etmeniz mümkün.Ancak benim önerim refurbished ürün almanız.Yani başka birisi daha önceden bu ürünü almış,kullanmış bir arıza olmuş fabrikaya iade etmiş fabrika bu ürünü yenilemiş ve tekrar satışa sunmuş,fiyatları bu ürünlerin yaklaşık 100-150 dolar daha aşağılarda seyrediyor ve hemen hemen her Apple Store da bulmak mümkün.Benim önerim temiz bir refurbiseh ürün almanız.

Yeşil Fener / Green Lantern

Vizyona son zamanlarda kaliteli oyuncuların büyük bütçelerle çekilmiş,büyük gişe beklentisi bulunan filmler giriyor.İzleyici memnun etme noktasında da müthiş bir rekabet içerisinde yapımcılar.Yazın sonuna doğru ise birbirinden değerli iki tane Marvell karakterini beyaz perdede izleme fırsatı buluyoruz.Geçen haftalarda İlk Yenilmez-Captain America'yı tanıtmıştık sizlere,bugünde Yeşil Fener'i tanıtacağız.Ryan Reynolds'ın başrolü kaptığı bu filmde en dikkat çeken unsur ise filmin bütçesi.100 milyon dolardan daha fazla harcanan filmde görsel öğeler ise gerçekten çok başarılı.Beyaz Perdede bu filmi izlemek çok keyifli deneyim olacaktır.Ancak üzücü olan taraf 3D seçeneğinin bulunmaması.İşte filmin fragmanı:


Filmde görsel öğeler kendisini oldukça fazla belli ediyor.

10 Ağustos 2011 Çarşamba

# Batı Dünyasındaki İslamafobi #

Batı dünyası son birkaç yüzyılda planlı bir şekilde işlenen bir çok oyunun,kendilerine dönmesi ile şaşkın bir tavır takındı.Amerika onlarca yıldır İslam'ı ve Müslümanları terörizm ve teröristler il eşdeğer ve eşanlamlı tuttu.Yıllarca medyanın da desteğiyle oynanan bu kötü oyun,bugün meyvelerini batı dünyasının tam kalbine vermeye başladı.Amerika'da geçtiğimiz yıllarda çıkan aşırı sağcı grupların müslüman bölgelerine yaptığı saldırı ile ateşlenen fitilin ucu önce Norveçte ki büyük katliam ile kendisini gösterdi ve şimdi İngiltere bunun acısını çekiyor.Hedef alınan kişiler müslüman vatandaşlar ancak zarar gören kesim ise olayların yaşandığı devletler ile onların halkı.Norveçte yaşanan olaydaki aşırı sağ tutumu ve İslamafobi kendisini iyice dünyaya gösterdi ve aslında İslam medeniyetinde terörizmin olmadığını bir kere daha tüm çıplaklığıyla bütün dünyaya ispat etti.

Dünyanın En Büyük Teröristi : Anders Behring Breivik 

Bu kişi yaptığı büyük terörist eylem ile Batı dünyasının yıllardır nasıl bir toplum yarattığını gözler önüne serdi.Anlaşılamayan konu ise şu:23 yıllık Nübüvvet hayatı boyunca sadece 3 ayını savaşta geçirmiş ve bu savaşlardada sadece 1 kişiyi öldürmüş olan bir peygamberin dini nasıl terörizm ile suçlanabilir.Bütün İslam dünyası en büyük düşmanlarının terörizm olduğunu ısrarla vurgularken,Batı dünyasının yapmış olduğu algı yönetimi sayesinde Batılı toplumlarda oluşan İslamafobi anlaşılabilir olsa gerek.



Batı Dünyasının Yaratttığı Korku Toplumu


Amerikada insanlar metrolara girerken neden bomba şüphesini taşıyarak girer?Acaba çekilen filmlerin ve Hollywoodun bunda etkisi ne kadardır?İçinizden geçenler benim düşüncelerim ile aynı.Yıllardır oynadıkları oyun ile önce Batıyı Doğuya düşman ettiler,sonra kendi toplumlarını bir korku toplumuna çevirdiler ve şimdide bundan kurtarmak için kendilerini paralıyorlar.Çünkü Osloda olduğu gibi artık Washington,Londra,Paris gibi başkentlerde parlamento binaları aşırı sağcı bir hristiyan tarafından bombalanabilir.Artık tek düşündükleri yedikleri bu pislikten kendilerini nasıl kurtarmak olduğu.

İslam Dünyası Ne Yapmalı


Müslüman devletler öncelikle Türkiye'nin yaptığı gibi her konuda dik duruşlar göstermeli ve kendilerinin Batı'ya muhtaç oldukları dönemleri geride bıraktıklarını ispat etmelilerdir.Kendi iç sorunlarını süratle çözmeli ve manevi bağlarını koparmadan dünya çapında terörizme,aşırı sağcı zihniyete,Batı daki Doğu algısına,İslamafobiye savaş açmalılar.Son zamanlar Türkiye'nin küresel bir güç olma yolunda attığı adımları hepimiz bütün dünyanın izlediği gibi şaşkınlıla izliyoruz.Şaşkınlıkla evet.Çünkü müslüman bir devlet nasıl olurda dünyada söz sahibi olabilir?İşte Türkiye bunun en canlı örneğidir.Diğer İslam ülkelerininde Türkiye gibi bir yol haritası izlemeleri ve sürekli birbirleriyle samimiyetle istişare içinde bulunmaları ve ortak adım atmaları zaten güç kaybeden Batı dünyasında yaşayan toplumlardaki imajımızı ve prestijimizi yükseltecektir.Dünya yeni bir Osmanlı'ya aç iken bizlerin çalışmadan oturması sadece tarihimize en büyük bir ihanettir !

Captain America The First Avenger

Marvell karakterleri sanırım birçoğumuzun çocukluğunu yada gençliğini beraber geçirdiği,kendi dünyamızda bizi yabancı hissettiren,sıradışı,çok yetenekli kahramanlar.Marvell serisinin en merakla beklediğim film uyarlaması ise Captain America idi ve nihayet filminin 2 Eylülde vizyona girecegini öğrendik.

Captain America,diğer Marvell karakterlerinin aksine kendi isteğiyle deneye katlıyor ve hırsı sayesinde sağ salim çıkıyor.Bu filmi izledikten sonra çizgi romanlarını da alacağınıza eminim.

9 Ağustos 2011 Salı

Beşşar Esed Kimdir?

Son zamanlarda yaptığı hain katliamlarla dünya gundeminden düşmeyen bu cani adam kimdir,bu yazımızda buna cevap vermeye çalışıcağız.
Doğum Tarihi : 11 Eylül 1965
Baas Partisi'nin genel başkanı ve bir önceki başkan Hafız Esed'in oğludur. Hafız Esed ölünce, boşalan başkanlık koltuğuna çok kısa bir süre vekaleten Abdülhalim Haddam oturdu. Şam Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden 1988 yılında mezun olan Beşşar Esed, göz hastalıkları alanında çalışmalarını sürdürmüş; bu alanda eğitimine devam etmek için 1992 yılında İngiltere’ye gitmiştir.

1994 yılında kardeşi Basil'in bir trafik kazası sonrası ölmesi sonrası Suriye’ye geri dönen Beşşar Esed, babası Hafız Esed’in halefi olması için eğitildi. Suriye ordusuna giren Beşşar Esed; babasının ölümüyle birlikte yerine geçen geçici Cumhurbaşkanı Abdulhalim Haddam tarafından 11 Haziran 2006’da silahlı kuvvetlerin başına geçirildi. Suriye-Lübnan ilişkilerinin gerginleştiği 1995 yılında Lübnan dosyasını ele alan Beşşar Esed’in, 1998 yılında Emil Lahud’un Lübnan Cumhurbaşkanı olması konusunda gayret gösterdiği söylenmektedir.
Babasının ölümünden sonra parlamentonun toplanarak cumhurbaşkanlığı için gerekli olan 40 yaş sınırını, 34 yaş sınırıyla değiştirmesi üzerine Beşşar Esed, Suriye Cumhurbaşkanı olmuştur. Suriye-İsrail ilişkileri konusunda başkanlığı ele almasından itibaren babasının yolunu sürdüren Beşşar Esed, çeşitli uluslar arası konferanslarda İsrail ve ABD aleyhtarı konuşmalarıyla dikkatleri çekmiş; diğer Arap ülkelerinden farklı bir görüntü sergilemiştir. 11 Eylül olayları sonrası ABD-Suriye ilişkileri git gide gerginleşmiş; ABD, Suriye’yi “teröre destek vermek”le suçlamıştır. İki ülke arasındaki ilişkiler Lübnan Cumhurbaşkanı Refik Hariri’nin öldürülmesi sonrası çıkmaza girmiş; ABD BM Güvenlik Konseyi’nin 1559 sayılı kararıyla Suriye askerlerinin Lübnan’dan çıkmasını sağlamıştır.

2011 halkın daha fazla özgürlük istemiyle sokaklara dökülmesine karşılık o kurşun yağdırmayı marifet saymıştır ve babasının 1980 de yaptığı gibi yeni bir katliama da Esed girişmiştir.Suriyede yaşanan gerginlikleri özgürlüklere bir çıkış noktası olarak görmektense kendi rejimine bir tehdit olarak algılayabilecek ve muhtemelen sonu Hüsnü Mübarek gibi olacak müstakbel siyasiyi Allah'a havale ediyoruz.

Kaynakça: tr.wikipedia.com